Tuesday, January 19, 2010

Şaka gibi bir gün !!

Yılmaz Özdil'i takip eder misiniz bilmiyorum ama kendisi benim en sevdiğim Hürriyet Gazetesi yazarıdır. Her yazısı gerçekten doğrudur. Bu yazısında yazdığı konuyu daha bugün yaşadım.
Bu sabah Stefan ile beraber 2 ay önce başvurduğumuz freedom of movementimi almaya gittik.(freedom of movement in anlamı serbest dolaşım. Eşimin Maltalı olmasından dolayı vize sorunum olmuyor ayrıca freedom of movement dedikleri zımbırtı hem oturum hem de çalışma izni yerine de geçiyor.) Allahtan bir sorun çıkmadan pasaportuma yapıştırdılar 2011 e kadar da geçerli. Pasaportumun süresine göre veriyorlar uzunluğunu. Oradan çok kısa süreceğini tahmin ettiğim fakat inanılmaz derece de sinirlerimizi bozan geçici Malta kimliğimi almaya gittik.. Çok meraklı değilim ama ne yazık ki iş yerinden tuturdular kimlik diye :(
Önce polis evrakları kontrol ediyor.Eğer Avrupa Birliği ülkesi değilseniz ve de müslüman ülkeden geliyorsanız yandınız...
Daha önce gitmiştim tek başıma ama polis eşinle ve freedom of movement ile geleceksin demişti. Neyse bu sefer gayet hazırlıklıydık herşeye yani biz öyle sanıyorduk. Uzun bir kuyruktan sonra sıra bize geldi önce polis evraklarımızı kontrol etti benim evraklar tam ama Stefan kimliğini değiştirmek zorunda kaldı çünkü kimlikte ki adres şu an oturduğumuz adres değildi. Neyse o gitti değiştirmeye ben de dışarıda bekledim. Aradan 15 dakika geçtikten sonra geldi polisten onay çıktı. Başka bir odaya resim çektirmeye gittik, o en hızlı iş oldu sadece 2 dakikamızı aldı. Resim işinden sonra dışarıda bekleyen başka bir insan grubunun içine girdik. Burada yaklaşık yarım saat bekledik sıramız gelsin diye. En sonunda sıra geldi vezne gibi bi yere geçtik,  içeride gayet suratsız bir kız. Evrakları verdik şöyle bir baktı ve bize ne yazık ki olmaz pasaportunuz ile evlilik belgeniz de ki soyad farklı dedi!!!!! Şaka gibi... Evlilik belgesini de Malta hükümeti verdi onlara da bir sürü şey beyan ettik, onlarda da benim pasaportumun fotokopisi var ayrıca freedom of movement için de bir sürü evrak verdik. Orada evlenmeden önce ki soyadım yazıyor ama görüştüğümüz kişi pasaportta eski soyadımdan dolayı eski soyadımın basıldığını söyledi, kimlik kartında sorun olmaz denilmişti... Kız açıklamalarımızı bile dinlemiyor. Ben buraya gelmeden önce gerekli gereksiz tüm evraklarımı tercüme ettirdim noterden onaylatıp apostil yaptırdım. Ayrıca pasaportumu değiştirmedim ama soyadı değişkliği yapılmıştır diye de yazı yazdırdım.Türk kimliğim şu an ki soyadımla geçerli. Tercümeleri bile kabul etmedi. Tek dediği pasaportu değiştirin. Pasaportun değişmesi demek freedom of movement için tekrar aynı işlemlerin tekrar yapılması demek. Tabii küçük çapta bir tartışma yaşandı...Biz de evrakları alıp geri geldik. Pasaportumu değiştirmeyi düşünmüyorum sadece Malta da geçerli olan kimliği almam olur biter..
Bu arada biz Türkiye de evlendik ne yazık ki bize verilen uluslararası evlilik cüzdanı burada geçerli değil... Tekrar evliliğimizi onaylattık.
Ben tabii bir sinirle eve gelip ekim ayında açılmış olan Türk Büyükelçiliği aradım.Önce ilk çalışta açıldı. Ah dedim bak nasılda Yılmaz Özdil yanılmış hemen açtılar telefonu. Neyse yabancı bir bayan çıktı ben de Türkçe konuşan birini istedim beni bağladı. Ben kendi dilimden ve ülkemden biriyle konuşacam diye gayet mutlu ve sevimli bir şekilde "Merhaba" dediysem de karşımda ki bir o kadar soğuk "Efendim" dedi.Ben hemen konuya girdim olanları anlattım, bana ne yazık ki birşey yapamayız sizde pasaportunuzu değiştirin eğer çok acilse de Roma Büyükelçiliğini arayın dedi....Kendileri daha işlem yapmaya başşlamamışlar Martta başlıyorlarmış....
Türkiye de evlenmeden önce Stefan ın evraklarında bir sorun çıkmıştı hemen Türkiye deki Büyükelçiliğini aradı. Bir kaç defa büyükelçi kendi aradı ve de özel numarasını verdi herhangi bir sorun olursa diye...
İşte aramızda ki fark bu... Benim ülkemi temsil etmek için gelmiş olan Büyükelçilik ne yazık ki baştan savma davranıyor, ilgilenmiyor bile... Belki bir bir belge hazırlasa ya da direk görüşse işe yarayacak ama nerdeeeeeeeee.
Bir de sakın Türkiye de büroksi çok fazla devlet dairelerinde demeyin burası berbat!!!!

7 comments:

POLLYANNA said...

ay nekadar cok benzer seyler yasiyormus bu yurtdisinda yasayanlar...ben bu tarz seylerin basima gelcegini bile bile bir de abd biraz daha alengilli ya herseyi yeniletip geldim,ama kac gunumu aldi bu pusur isler ailemle gecirmem gereken vakitleri devlet dairesi ile gecirdim:))bir de benim basima cok komik birsey geldi biraz uzun ama anlatmak istyorum, Arjantin'de yasarken hadi dedim elciligimizi arayim, bak biz burada yasiyoruz artik diye haber verim .Tele cikan adam ustelik hemserim cikti ama sanarsin bana cumhurbaskani o havalarda:)neyse dedim ki 29 ekim de filan davet veriyormusunuz ona da 1 hafta filan vardi, demez mi yok hanimefendi ne daveti kahkahalar ataraktan..himm dedim demek ki burada yapmiyorlar cok turk yok diye gectim...aradan birkac hafta gecti bir turkle karsilastik ve bize o davetten bahsetti ama bayanlarin cagirilmadigindan yani oraya kadar bazi ellerin uzandigindan nasil aptal oldum anlatamam o zaman basasim geldi o elciligi:((

lily of the valley said...

Ne rezalettir bayanların çağrılmaması!!!İnanılmaz ben bile şimdi sinir oldum seni tahmin edebiliyorum. Burada da yapıldı 29 ekim balosu ama biz de çağrılmadık :)Anlamıyorum neye göre seçiyorlar.Ben de gidip varlığımı söyleyim diye düşünüyordum ama bugünkü olaydan sonra eksik kalsın. Umarım Allah ciddi bir konuda onlara düşürmez. Türkiye de ki yabancı konsoloslukların ve elçiliklerin bizlere kötü muamele etmesi gayet normal çünkü senin ülkenin elçiliği sana doğru düzgün davranmıyor ki. Ben de pek doluymuşum bu konuda :)) Ben çeviri burosuda ki kızla neredeyse akraba olacaktım o kadar sıklıkta gittim yani.

* YeLiZ * said...

birbirine bu kadar kotu davranan bir millete , diger milletlerin ettigi muameleye sasmamali.
Sikago Turk konsoloslugunun girisinde duran guvenlik gorevlisi beni sinirden zangir zangir titretmisti ..Su ulkede en cok titredigim yer o konsoloslugun girisi oldu , ne aci di mi

Bence sinirlenme , sinirlendir..
sakin ol , isin bitincede sikayette bulun , o kisinin adini al ve usenme sikayet dilekcesi yaz

sevgiler

lily of the valley said...

Çok doğru söylüyorsun en iyisi onları sinir etmek. Şikayet konusunda kimi kime şikayet edeceksin ki...Bi de hani konsolosluk çalışanlarının yanında güvenlik görevlileri de ayı bir alemler..Sanki kendileri konsolos ya da büyük elçi..Benim içinde deneyim oldu..
Bu arada ben senin sitene giremiyorum :( Gizli takipçilerindenim :)))

Selen Yavuzdogan said...

Yarama parmak basmissin. Yilmaz Ozdil'in bu yazisini cerceveletip bizim elcilige gondermeyi dusunuyorum ciddi ciddi. Jakarta'da topu topu bir avuc Turk var, umurlarinda bile degiliz. Bu sene 29.Ekim balosuna biz de cagirilmadik ve bu yuzden gitmedik. Aslinda burada cok az Turk oldugu icin davetiyesiz girilebiliyor kolayca ama cok sinirlendik. Cok yazarim ben konuda aslinda da... neyse...

lily of the valley said...

Anlaşılan yurtdışında yaşayan Türklerin ortak sorunu buymyş :(:( Zaten yeteri kadar yaşadığımız ülkenin devleti sorun çıkartıyor bi de üstüne yardım için başvurduğumuz temsilciliklerimiz ilgilenmiyor..Benim ilk deneyimim elçilikle umarım da son olur...

Moda(e)rator~ Moda olan Herşey Kontrol Altında said...

hakikaten ne kötüymüş!
adını alıp gerekli merciye basvurmalısın bence